-->
Oluşturan: kitantik4
Oluşturma tarihi: 05/01/2017

Gülzâr-ı Haseneyn; Kerbelâ Vakası

Huseyn, Yezîd'in saltanatından itibaren iki şeyden birini yapabilirdi: Zilletle yaşamak, izzetle ölmek. Huseyn, İkincisini üstün buldu. Savaşa girişti. Dostları, birer birer gözü önünde öldüler. Kardeşinin kollan kesildi, Fırat kıyısına düştü, on dokuz yaşındaki oğlu paramparça edildi, kardeşinin on bir yaşındaki oğlu gözüne baka baka öldürüldü, altı aylık yavrusu kucağında oklandı. Kardeşinin küçücük çocuğu bağrında can verdi. Ailesi esir oluyordu, açtı, susuzdu onlar gibi. Fakat arslanlar gibi dövüştü ve inancına can verdi; başı kesildi, mızrağa dikildi, vücudu atlann nallarıyla ezildi, hurdahaş oldu. Bu, bir beylik davası değildi; bu, bir aldanış değildi; bu, bir körü körüne tehlikeye atılış değildi. Bu, bir inanç davasıydı; bu, bir anlayış örneğiydi; bu, bir şeref savaşıydı. Böylece Huseyn, yalnız inanç şehidi olmadı, şeref, izzet i nefis ve insanlık şehidi de oldu. Zilletle yaşamayı kabul edenler, onun hareketini manasız bulur, onu gafil sanır. Fakat izzetle ölmeyi bilenler, onun şehâdetini kutlar, onu, en uyanık bir er, bir fedakârlık bayrağı sayar.
Görüş Yaz
Paylaş

Görüşler

Künye Bilgileri

Yayınevi Kapı Yayınları
Basım Yılı 2014
Baskı 1
ISBN 9786055107697
Dizi/Seri Abdülbaki Gölpınarlı Kitaplığı
Sayfa Sayısı 200
İşleniyor