Eser Bilgisi
İş Bankası Kültür Yayınları Sinan'ın Selimiye'sini iyi okumak Osmanlı-Türk kültürünün bir bileşenini iyi anlamak demektir. Anadolu'da ve Rumeli'de İslam kültürü yorumu, toplum katında hangi bileşenlerin katkısıyla şekilleniyordu? Anadolulu, Akdenizli, Avrupalı, Doğulu bileşenler ne kadar hazmedilerek bir araya gelmişti? Toplumun hangi katları, hangi grupları, hangi eğilimleri sanat biçimlerini yönlendiriyordu? Sinan İsfahan ya da Herat mimarlarına mı, Antemios ve İzidor'a mı, Michelangelo ya da Leonardo'ya mı daha yakındır? Ya da bütün bunların ortasında başka bir sanat varlığını mı temsil eder? Osmanlı kubbesi Melikşah'ın, Timurluların, Memluklerin kubbelerine benzemez, ama Ayasofya'nın kubbesine benzer. Ne var ki Yeşil Cami'nin ya da Üçşerefeli'nin kubbeleri de Ayasofya'ya benzemez. Bütün bu benzerliklerin ve farkların ötesinde, Selimiye'yi yaratan sanat iradesini Osmanlı-Türk kültürü neyle besliyordu? Görsel benzerlikler ya da sultanların iradeleri dışında Selimiye'deki kadar tutarlı ve derin bir yaratma süreci, ancak toplumla organik bir ilişki içinde ve uzun sürede ortaya çıkabilirdi. Anlaşılan Selimiye, bir özün dışa vurması gibi, binlerce yıllık yapı geleneğini, olabildiği kadar Akdenizli olmuş, ama yine de Doğulu kalmış bir İslam toplumunun kendine özgü biçim duyarlığıyla özümlüyordu. Bu nedenle Sinan'ın yapıtı her okumada yeniden anlam kazanacak bir sanat ölçütüdür. Bir kitap satın almak için ne yaparsınız? Karşılaştığınız ilk kitapçıya girer alırsınız veya ünlü mağazalardan birinin internet sitesine girerek satın alırsınız. Peki ama aradığınız kitap yeni basılmış bir kitap değilse. Örneğin Osmanlıca yazılmış bir kitap arıyorsanız bu ünlü mağazalar işinizi görür mü? Elbette hayır! Aslında basit görünen bu detay, kitap okumayı seven insanların yürüyüşünün ilk adımıdır. Okumayı seven dendiğinde her okurun aynı nitelikte olduğu yanılgısına düşülmesin. Bir okur olmakla kitap kurdu olma arasında farklılıklar vardır. Böyle bir yaklaşımda ilk dikkati çeken şey okunan kitap sayısıdır. Ancak asl’olan eleştirel bir bakış edinmiş kitapsever olmaktır. Bu niteliklere sahip bir kitapsever, kendisine yeni ufuklar açacak kitapları bulmak için serüven peşinde koşan kişidir. Bilboardlar veya internette sürekli reklamları gözlere sokulan kitaplardan uzak durmaya çalışır o. O, dükkânın her zerresine sinmiş kitap kokusu sinmiş sahafları dolaşarak ikinci el kitap bulmaya çalışarak sürdürür serüvenini. Hem ucuza alır hem de daha önce değer verilmiş kitaplara yeniden değer katmanın yolunu bulmaya çalışır. İkinci el kitap almak aslında yazarın yarattığı kurgunun dışında okurun da kendi yaşamıyla eklediği yeni duyarlılıkların tanığı olmaktır. Bazen nasıl bir duygu karmaşasıyla satın alındığı, kitabın ilk sayfasına yazılmış olan yazıyla anlaşılır, bazen kitabın içine konmuş tek sayfalık bir mektupla. Ve kitapsever, kitapla birlikte farklı insanların duygu evreninde bulur kendini. İkinci el kitap satın almak, bir kitapsever tarafından bir ömür harcanarak yaratılmış bir kütüphane dolusu kitabın değer bilmez bir mirasçı tarafından bir eskiciye teslim edilmesidir. Eskicinin el arabasındaki kitapların yalnızlığını paylaşarak, onları yalnızlıktan kurtarmaktır bir anlamda. Eğer bulunulan şehirde ikinci el kitaplara ulaşılamıyorsa internetten üzerinden bu kitaplara ulaşmak mümkündür. Bir anlamda internet üzerinden de her insan kendi sahafına ulaşabilecek koşullara sahiptir. Önemli olan bilgi karmaşası içinde kaybolmamaktır. Eğer siz de bir kitapseverseniz ve kitapların değerini bilen bir mekân arayışındaysanız doğru yerdesiniz. <p style="text-align: center;">Ürünlerimiz toplu şekilde aktarıldığından dolayı ürün özelliklerinde bazen yanlışlıklar olabilir. </p><p style="text-align: center;">(Örneğin : Ürünün dönemi, üretim yılı, tarih aralığı, kondisyonu, plak türü, müzik türü gibi değişiklik gösterebilen seçenekler tam doğru olmayabilir)</p><p style="text-align: center;">Detaylı bilgi almak istediğiniz ürün için bizlere ulaşabilirsiniz.</p>