Eser Bilgisi
Güney Mezopotamya’da, MÖ 4. binyılın ikinci yarısında Uruk’ta hızlı bir kentleşme süreci başlamıştı. Toplumsal sınıfların belirginleştiği bu süreçte, karmaşık ekonomik işlemleri kayıt altına almak için, Uruk’ta yazı icat edildi. Uruk maddi kültürünün öğeleri (çanaklar, resim-yazı) Ortadoğu’nun kimi bölgelerine yayılmıştı. Tapınaklar çevresinde yaşayan topluluklar, bu dönemin siyasi kişilerini ve olaylarını sözlü geleneğe aktararak toplumsal hafızaya katmıştı. Mezopotamya yazısı ilk olarak ekonomik, bürokratik işler ile kâtip eğitimi amacıyla tasarlandığı için olsa gerek, henüz bu dönemden kalma yazılı bir Uruk kral destanı bulunamamıştır. Erken Hanedan Dönemi olarak adlandırılan MÖ 3. binyılın ilk yarısında, Uruk dışındaki Sümer şehir devletleri arasındaki rekabet derinleşmişti. Bu dönemlerde Uruk kralları, geçmişin büyük kralları olarak yeraltı dünyasında yaşayan ölümsüz ruhlar sayılırdı. Tapınaklarda onlar için ibadet edilirdi. Bu dönemde, edebi metinler de yazıya geçiriliyordu. A