Eser Bilgisi
MART/NİSAN MEKTUBU Kıymetli Türkiye Günlüğü dostları, öncelikle bu sayıyı hazırladığımız günlerde İlber Ortaylı Ho-ca’nın kaybı haberini almanın üzüntüsünü sizlerle paylaşmak isteriz. İlber Hoca, Türkiye Günlüğü Dergisi’nin, ilk günlerinden itibaren, sadece yazarı değil aynı zamanda Danışma Kurulu Üyesi ve özel-likle de dergimiz bünyesinde akademik faaliyetimizden biri olan Doktora Sonrası Eğitim Programımızın hem hocası hem yöneticisi olarak uzun seneler süren faaliyetlerimizin içinde bulunmuş, bir büyüğümüz olarak yanımızda yer almıştır. Yazılarıyla, dersleriyle ve danışma heyetimizde yaptığı eşsiz katkılarıyla, Türk tarihçiliğinde olduğu kadar, Dünya tarihçiliği içinde de seçkin bir yeri olan hocamızı rahmetle anıyor, onun ve bıraktığı boşluğun anlamı üzerinde ilerde ayrıca duracağımızı ifade etmek istiyoruz. Aziz okuyucularımız, Türkiye Günlüğü, her sayısı bir öncekini aşacak bir muhtevayla dopdolu ola-rak yoluna devam etmektedir. Türkiye’nin her meselesine duyarlılıkla yaklaşan, çoğulculuktan ve kap-sayıcılıktan uzaklaşmadan özgürlük ve demokrasi ilkelerine sonuna kadar hassasiyet gösteren bu yayın çizgisine gösterilen ilgi, aslında toplumla aydınlar arasındaki sağlıklı ilişkinin bir neticesi olarak da görülebilir. Türkiye Günlüğü’nün geçen sayısında ele aldığı İnsanlık Düşmanı Bir ideoloji: SİYONİZM konusu sa-dece içinde yaşadığımız konjonktürün değil, içinde yaşadığımız coğrafyanın ve insanlık durumunun nasıl bir kriz içinde olduğunu ortaya koyan bir tartışma belgesi niteliği kazanmıştır. Söz konusu sayının yaptığı geniş yankı, Türkiye’de aydınlar vardır iddiasını doğrulayacak düzey-dedir. Dergimizin bu konuda ortaya koyduğu yazılarla ve tavırla sadece bir dergicilik yapmakla kalma-dığı, bir soykırımın ideolojik alt yapısını teşhir ederek tarihe karşı kendi sorumluluğunu yerine getirdi-ğine inanıyoruz. Kıymetli okuyucularımız, dergimizin bu sayısında “Türk Solu Nerede Duruyor?” sorusuna cevap ara-yacağımızı söylemiştik. Bir toplumun sağ ve solunun birindeki sorunların diğerine de yansıyacağını, bu durumun bütün toplumsal ve düşünsel hayat için giderek daha büyük sarsıntılara, moda tabirle trav-malara yol açacağını tahmin etmek zor değildir. Bu durum, aynı zamanda farklı düşüncelerden mah-rumiyete kadar uzanacak vahim sonuçlara da yol açabilecek, zaten düşünce dünyasının giderek zen-ginlik yaratamadığı bir ortamda, toplumsal yaratıcılığın tamamen kaybolması tehlikesini de büyütecek-tir. Türkiye Solu’nun nerede durduğunu araştırmaya yöneldiğimiz bu sayımızda amacımız so-lu/sosyalizmi övmek ya da mahkûm etmeye kalkmak, karalama çabasında olmak değildir. Maksadımız sol/sosyalist düşünce ve siyaset anlayışının problemlerini, içinde yaşadığı durumu anlamaya çalışmak-tır. Bu sorunların ve içinde bulunulan durumun aşılması için önce tanımlanması, tartışılması gerekmek-tedir. Düşünce ve siyaseti biçimlendiren zihniyet dünyasının çoğulcu, yenilikçi, yaratıcı olabilmesi, her şeyden önce içinde bulunulan zihinsel haritanın oluşum süreçlerine eşlik eden gelişmelerin tespitini gerektirmektedir. Zihniyet yapılarının analizi maddî olayların analizi kadar kolay olsaydı, bugün bir-çok sorunu daha kolay çözmek mümkün olabilirdi. Türkiye’nin sol/sosyalist düşünce geleneğini oluşum süreçlerinde, farklılaşmamış kapalı toplumun monolitik zihin dünyasının yansımaları kadar, imparatorluktan günümüze batılılaşma sürecinin ‘batıcı aydın’ geleneğinin, halkı dönüştürülecek nesne konumunda gören zihin tortularının iz düşümlerini görmek de mümkündür. Buna bir de Sovyet ideolojisinden gelen otoriteryan ideolojik kalıpların yansı-masının sonuçlarını da ekleyerek bakmak, sorunların anlaşılmasında önemli katkı yapabilecektir. “Sol Nerede?” sorusunun aynı zamanda, Türkiye’nin düşünce hayatında sola duyulan ihtiyaca ol-duğu kadar, burada görülen boşluğa da vurgu yaptığı unutulmamalıdır. Esas itibariye bu sayıda yer alan değerlendirmelerde temel yaklaşımın da bu olduğunu ifade etmek isteriz. Türkiye Günlüğü bünyesinde sürdürülen diğer çalışmalar bütün hızıyla devam etmektedir. Düşünce Okulu’nda bahar eğitim programı uygulamaya koyulmuş, kapalı oturumlar, açık oturumlar, konferans ve tartışma programları düzenlenmeye başlanmıştır. Türkiye Günlüğü Yayınları ise seçkin eserleri ya-yınlamaya devam etmektedir. Bütün bu çalışmalar, fikrî yaratıcılığın teşvik edilmesi ve entelektüel bir ortama dönüşmesi amacına matuftur. Bu sayımızda size önemli bir duyuruyu yapmak istiyoruz: Türkiye’de her geçen gün zayıflayan eleş-tiri kültürünü yeniden hatırlatmak, Osmanlı kültür hayatının en zengin unsurlarından biri olan tenkit geleneğimizle yeniden temas kurmak ve son yıllarda kültür dünyamıza sirayet eden, birbirini sürekli öven metinlere karşı ölçülü bir itiraz yükseltmek için, bir dönem 14 sayı yayımladığımız Polemik’i Tür-kiye Günlüğü içinde müstakil bir bölüm olarak yeniden yayımlamaya başlıyoruz. Değerli Türkiye Günlüğü dostları, önümüzdeki sayımızda ele alacağımız konu tahmin edeceğiniz gibi Türk Sağı Nerede Duruyor sorusuna cevap aramaya ayrılmıştır. Başta yazarlarımız olmak üzere, bü-tün aydınları, bu meselelere duyarlı olan akademisyenleri katkı yapmaya davet ediyoruz. Unutmayalım: Bu ülkede aydınlar vardır.
Eser Türkiye Günlüğü editörlüğünde hazırlanmıştır. Kitap 2026 yılında Cedit Neşriyat tarafından [ANKARA] 1300-2767 ISBN kodu ile yayınlanmıştır. 208 sayfadır. Sayfa bilgisi 19,5*27,5 olarak belirtilmiştir. TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ DERGİSİ, 168. SAYI, TÜRK SOLU NEREDE?! adlı eser Türkçe dilindedir.
Kitap, 19,5 cm genişliğinde 27,5 cm uzunluğundadır. Ağırlığı 400 kg’dır.
Kitap KARTON KAPAKLI cilt bilgisi ile en son 22 gün önce güncellenmiştir.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ DERGİSİ, 168. SAYI, TÜRK SOLU NEREDE?! adlı eser, Kitap > Sosyal Bilimler > Sosyoloji kategorisinde Yeni olarak satıştadır.
Kondisyon: Yeni
Ürün kondisyonları ürün açıklamalarında belirtildiği ve/veya ürün fotoğraflarında görüldüğü gibidir. Açıklamada yer alan veya fotoğrafta görülen üründen farklı nitelikte bir ürün gönderilmesi halinde siparişin iadesi/iptali kitantik güvencesi ile sağlanabilmektedir.
Kargo Ödeme Durumu
Ürün Cedit Neşriyat tarafından, Aras Kargoyla gönderilecektir. Kargo ücreti 130.00 TL dir ve sipariş anında ödenir. Aynı mağazadan veya ortak kargo anlaşmalı mağazalardan bu ürünle birlikte alacağınız diğer ürünler için ek kargo ücreti ödemezsiniz.
Cedit Neşriyat - Mağaza Hakkında
Cedit Neşriyat, 1992 yılında kurulmuş olup, o tarihten beri ulusal ve uluslararası düzeyde düzenli faaliyet yürütmektedir. Yayınevimiz, “Tanınmış Ulusal Yayınevi” ve “Uluslararası Yayınevi” niteliklerini haizdir. Yayınevimiz, aynı alanda, farklı yazarlara ait yirmiden fazla kitap yayımlamıştır. Cedit Neşriyat tarafından yayımlanan kitaplar, dünyanın önde gelen üniversite ve kamu kütüphanelerinin kataloglarında yer almaktadır.
Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı (ÜAK)’nın 2019 Ekim Dönemi Doçentlik Başvuru Şartlarında belirttiği üzere, “Uluslararası yayınevi: En az beş yıl uluslararası düzeyde düzenli faaliyet yürüten, yayımladığı kitaplar dünyanın bilinen üniversitelerinin kataloglarında yer alan ve aynı alanda farklı yazarlara ait en az 20 kitap yayımlamış olan yayınevi”dir.